Bir fotoğraf karesi, üç farklı zamanı aynı anda yaşatıyor.
Üst soldan Mustafa Yıldırım, Vicdan Yıldırım, Nazmiye Bodur (Eşim), Yadigar Çelebi, Fazlı Kaymakçı
Alt Soldan Aysel Korkmaz, Zeynep Kaymakçı, Nazmiye Bodur (Annem), Yüksel Örkmez, Rahile abla.
Köy Geyve Yukarı Bağlarbaşı Mekan Camiönü.
Köy meydanında çekilmiş bir fotoğraf… İlk bakışta sıradan gibi görünse de aslında köyün ruhunu, hafızasını ve geleceğini içinde barındırıyor. Yan yana oturan üç kuşak insan, köyün geçmişini, bugününü ve yarınını aynı karede buluşturuyor.
Bir yanda bastonuna yaslanmış nineler, gözlerinde yılların yorgunluğu ama aynı zamanda bilgelik. Yanlarında çocuklarını büyütmüş, köyün yükünü omuzlamış orta kuşak… Ve onların yanında gülüşleriyle köyün geleceğini müjdeleyen gençler.
Bu birliktelik, köy yaşamının en güçlü yanını gösteriyor: dayanışma. Çünkü köyde yaşlılık, sadece yaş almak değil; gençlere yol göstermek demek. Gençlik ise sadece umut değil; geçmişin mirasını geleceğe taşımak demek.
Bir fotoğraf karesinde üç kuşak… Aslında köyün kalbinin attığı yer tam da burası. Zaman geçiyor, insanlar değişiyor ama köyün sıcaklığı, sevgisi ve dayanışması hiç eksilmiyor.
Köyümün üç kuşak gençleri… Onlar, toprağın hafızası ve geleceğin umudu. Ve bu kare bize şunu hatırlatıyor: Toplum, ancak kuşakların birbirine tutunmasıyla ayakta kalır. Köyler, üç kuşağın bir arada yaşadığı yerlerdir; bu birliktelik geleceğe güven verir.
“Üç kuşak yan yana… Köyün hafızası, sevgisi ve umudu aynı karede buluşuyor.”










