DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Sakarya 31°C
Parçalı Bulutlu

VATAN PARTİSİ İŞÇİ SENDİKA BÜROSU AÇIKLAMASI:

VATAN PARTİSİ İŞÇİ SENDİKA BÜROSU AÇIKLAMASI:
28.06.2020
608
A+
A-

VATAN PARTİSİ UYARIYOR!

KIDEM TAZMİNATINDA ASIL TEHLİKE!

SORU: Yeni İstihdam Kalkanı Programı adı altında gündeme getirilmekte olan düzenlemede kıdem tazminatı hakkına yönelik en ciddi tehlike nedir?
VATAN PARTİSİ: Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi düzenlemesi tehlikelidir; ancak daha da tehlikeli ve güncel olan, KIDEM TAZMİNATINI, İHBAR TAZMİNATINI VE İŞ GÜVENCESİNİ (İŞE İADE DAVASI AÇMA) HAKLARINI TÜMÜYLE ORTADAN KALDIRACAK olan bir düzenlemedir.

SORU: Kamuoyunda genellikle bilinmeyen esas tehlikeyi açıklar mısınız.
VATAN PARTİSİ: Yeni İstihdam Kalkanı Programında, 25 yaşın altında ve 50 yaşın üstündeki işçiler için, belirli süreli iş sözleşmesinin kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılacağı belirtilmektedir.

SORU: Belirli süreli iş sözleşmesi nedir? Belirli süreli iş sözleşmesinin kullanılmasının önünde ne tür engeller var?
VATAN PARTİSİ: 16 milyon dolayında işçiyi doğrudan ilgilendiren 4857 sayılı İş Kanununa göre (Madde 11), “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar.”
Bu maddeye göre, örneğin, tarladan hasat edilen şeker pancarı şeker fabrikasına getirilince, kampanya dönemi başlar. Kampanya döneminde belirli süreli iş sözleşmesiyle işçi çalıştırılabilir. Ya da bir baraj inşaatı üstlenen bir müteahhit, baraj inşaatı 3 yıl sürecekse, binlerce işçiyle 3 yıllığına belirli süreli iş sözleşmesi imzalayabilir. Ancak, işin sürekli olduğu bir fabrikada veya benzer başka bir işletmede belirli süreli iş sözleşmesiyle işçi çalıştırılamaz.

SORU: Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışmanın işçiye ne zararı var?
VATAN PARTİSİ: Yürürlükteki mevzuatımıza göre, belirli süreli iş sözleşmesi süre sonunda kendiliğinden sona erdiğinde işçiye KIDEM TAZMİNATI VE İHBAR TAZMİNATI ÖDENMEZ; İŞÇİNİN İŞ GÜVENCESİ YOKTUR; İŞE İADE DAVASI AÇAMAZ.

SORU: Bunu hangi kanun söylüyor?
VATAN PARTİSİ: 4857 sayılı İş Kanunu, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ancak belirsiz süreli iş sözleşmelerinin belirli biçimlerde sona ermesinde ödeneceğini belirtiyor. İş güvencesi veya işçinin işten çıkarılması durumunda işe iade davası açma hakkı da ancak belirsiz süreli iş sözleşmeleri için geçerli.

SORU: Bu konuda Yargıtay kararı var mı?
VATAN PARTİSİ: Belirli süreli iş sözleşmelerinin kendiliğinden sona ermesinde işçinin bu haklarının bulunmadığını en güzel anlatan, YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME BÜYÜK GENEL KURULU’nun 2018 yılındaki kararıdır. Esas No. 2017/1, Karar No..2018/2 no.lu bu karar, 29.6.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır; isteyen kolaylıkla erişebilir. Bu kararın bir bölümü şöyledir:
“Belirli süreli iş sözleşmesi, kural olarak, herhangi bir fesih beyanına gerek olmaksızın sözleşmede belirlenen sürenin geçmesiyle kendiliğinden sona erer. Bunun sonucunda bu tür sözleşme ile çalışanlar İş Kanununda yer alan bazı haklardan yararlanamazlar. Gerçekten belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar, eğer iş sözleşmesi sürenin bitimi ile kendiliğinden sona ermişse, kıdem tazminatına hak kazanamadıkları gibi, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için öngörülmüş olan bildirim öneli belirli süreli iş sözleşmeleri için uygulanmaz. Bunun gibi, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlara bildirim öneli verilmediği gibi, bu sözleşmeyle çalışanlar bildirim önelleri içinde herhangi bir ücret kesintisi yapılmadan işçiye verilmesi gereken iş arama izninden de yararlanamazlar. Daha da önemlisi belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar iş güvencesinin kapsamına girmezler. Bir başka deyişle belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler işe iade davası açamazlar.”

SORU: İşverenler ne istiyor?
VATAN PARTİSİ: İşverenler, kıdem tazminatı fonu istemiyor. İşverenlerin isteği, belirli süreli iş sözleşmelerini istedikleri gibi kullanabilmeleri, bu konudaki kısıtlamaların kaldırılması. Böylece kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş güvencesinden tümüyle kurtulmak istiyorlar. Halbuki kıdem tazminatı fonunda kıdem tazminatı ödemeyi sürdürecekler.

SORU: Belirli süreli iş sözleşmelerinin sendikalara zararı olacak mı?
VATAN PARTİSİ: İşverenler belirli süreli iş sözleşmelerini istedikleri gibi kullanabilirlerse, işyerlerinde örgütlü sendikalardan da kurtulabilecekler. Örneğin, 6 aylık veya bir yıllık belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalışan işçilerin sendikalara üye olmaları ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmaları da fiilen imkansız hale gelecek. Bu nedenle, belirli süreli iş sözleşmelerinin kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılarak işverenler için dikensiz bir gül bahçesinin yaratılması, sendikaların da sonunu getirecek.

SORU: Bu tehdit hangi işçileri doğrudan etkiliyor?
VATAN PARTİSİ: Eğer böyle bir düzenleme kabul edilirse, ilk aşamada 25 yaşın altında ve 50 yaşın üstündeki işçilerin bu tarihe kadarki kıdem tazminatları ödenecek ve temizlenecek, daha sonraki çalışmaları da belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında sürdürülecek. Böylece bu yaş gruplarındaki işçilerin KIDEM TAZMİNATLARI, İHBAR TAZMİNATLARI VE İŞ GÜVENCELERİ ortadan kaldırılacak. Bir sonraki aşamada da 25-50 yaş grubundakiler bu kapsama alınacak. Bu nedenle bu tehdit, 16 milyon dolayındaki işçiyi doğrudan ilgilendirmekte, beyaz yakalı işçilerle mavi yakalı işçileri, sendikalı işçilerle sendikasız işçileri, farklı işyerleri ve işkollarındaki işçileri birleştirmektedir.

SORU: Peki, kıdem tazminatı fonu ve tamamlayıcı emeklilik sistemi konusunda bir kanun teklifi veya taslağı var mı?
VATAN PARTİSİ: Hayır, bugüne kadar kamuoyuna açıklanmış bir kanun taslağı veya teklifi yok. Hatta, bu konunun sonbahara erteleneceğine ilişkin haberler var. Bu konudaki tartışmalar, Anadolu Ajansı’nın 15 ve 16 Haziran tarihlerindeki haberine ve Sayın Bakan’ın yaptığı bazı açıklamalara dayanıyor. Ortadan bir taslak yok; ancak herkesin dikkati bu tartışmalara odaklanıyor. Anlaşıldığı kadarıyla, herkesin dikkati hiç olmayan veya ortaya çıkarılmayan bir taslak üzerinde yoğunlaşmışken, 4857 sayılı İş Kanununun ilgili maddesine küçücük bir ekleme yapılarak, sözü edilen yaş grubundaki işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş güvencesini ortadan kaldırmaktır.

SORU: Böyle bir düzenleme nasıl yapılır?
VATAN PARTİSİ: Çok basit. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde komisyonlardan geçmiş ve genel kurula gelmiş bir kanun teklifine bir milletvekilinin önerisiyle şu ekleme yapılırsa, bu haklar ortadan kaldırılmış olur: “4857 sayılı İş Kanununun 11. maddesine şu hüküm eklenmiştir: Belirli süreli iş sözleşmelerinin kullanılmasına ilişkin kısıtlamalar, 25 yaşın altındaki ve 50 yaşın üstündeki işçiler için uygulanmaz” Bu kadar basit.

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.