$

DOLAR

Turkish Lira/US Dollar43.1272
17 Oca · TCMB · TRY
Central Bank of the Republic of Turkey
Check: 17 Jan 2026 00:25 UTC
Latest change: 15 Jan 2026 22:04 UTC
API: CurrencyRate
Disclaimers. This plugin or website cannot guarantee the accuracy of the exchange rates displayed. You should confirm current rates before making any transactions that could be affected by changes in the exchange rates.
You can install this WP plugin on your website from the WordPress official website: Exchange Rates🚀

EURO

Turkish Lira/Euro50.0796
17 Oca · TCMB · TRY
Central Bank of the Republic of Turkey
Check: 17 Jan 2026 00:25 UTC
Latest change: 15 Jan 2026 22:04 UTC
API: CurrencyRate
Disclaimers. This plugin or website cannot guarantee the accuracy of the exchange rates displayed. You should confirm current rates before making any transactions that could be affected by changes in the exchange rates.
You can install this WP plugin on your website from the WordPress official website: Exchange Rates🚀
‘Kadınların Amerika ve İsrail zulmüne ortak güçlü bir ses çıkarması gerekiyor’

‘Kadınların Amerika ve İsrail zulmüne ortak güçlü bir ses çıkarması gerekiyor’

Picture of Bahtiyar Bodur

Bahtiyar Bodur

Facebook
Twitter
WhatsApp

‘Asya’dan Güney Amerika’ya, Afrika’ya kadar çok sayıda emperyalizme başkaldırmış ve bu uğurda mücadele eden devlet, millet var. Bunun sonunda, emperyalizm illa ki mahv ve perişan olacaktır’

GÖNÜL GÜÇLÜ YURTÇİÇEK

Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tülin Oygür, İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bugüne kadar Gazze’ye, Filistinlilere, Lübnan’a, Suriye’ye, İran’a yaptığı kanlı saldırılar karşısında bir çağrı yaparak dünya antiemperyalist kadın kamuoyuna seslenmişti. CKD’nin 18 Temmuz 2025 tarihinde yaptığı bu çağrısına birçok ülkeden yanıtlar verilmeye başladı. CKD Genel Başkanı Sayın Tülin Oygür’ü, Ankara’da dernek merkezinde ziyaret ederek hem bu tarihi çağrının içeriğini hem de İsrail’in saldırgan ve yayılmacı kanlı müdahalelerine karşı ortak mücadeleyi konuştuk.

ULUS DEVLETLERE SALDIRI

– Sayın Hocam, Filistin merkezli bölgede yaşananları nasıl değerlendirirsiniz?

İnsanlık, emperyalizmle boğaz boğaza gelmiş durumda. Emperyalizme karşı insanlık cephesinin kıran kırana mücadele verdiği yerlerden birisi de Batı Asya bölgesi. Aslında burada emperyalizmin mazlum milletleri, ulus devletleri yıkıma uğratma hedeflerini canlı olarak yaşıyoruz. Böyle bir coğrafyadayız. Türkiye ve Batı Asya ülkeleri büyük bir azimle, büyük bir ısrarla emperyalizmin sonunu getiriyorlar esasen.

Bugün bölgemizde bir dram izliyoruz ama buna böyle bakmaktan ziyade, emperyalizme karşı çok ciddi bir savaş verildiği gerçeği ile bakmak daha doğru. Çünkü önümüzdeki dönemi işin asıl bu tarafı niteliyor. Buradan emperyalist ABD ve siyonist İsrail’in emellerine ulaşamadığı yeni bir çağa doğru, yeni bir uygarlığa doğru müjdeler çıkacak. Biz şu anda bu müjdenin, insanlık yararına gelişmenin süreci içerisindeyiz. Emperyalizm burada siyonist İsrail’in güçlenmesini ve kendisinin maşası olarak bu değerli dünya bölgesinde, kıymetli bölgede, en güçlü yapı olmasını hedefliyor. Bütün yaşadıklarımız tamamen bununla ilgili.

KADININ YARATICI ROLÜ

– Bölgemiz ve dünyadaki antiemperyalist kadın örgütlerine mektup yazarak çağrı yaptınız. Çağrıyı neden yaptınız, karşılığında neler bekliyorsunuz?

Emperyalizmin 200 yıllık zulmü insanlığın kaldıramayacağı ve artık yeter dediği noktaya geldi. Yani biz şu anda belki daha ağırlıklı olarak bölgemizi konuşuyorsak da antiemperyalist mücadele dünyanın birçok bölgesinde devam ediyor.

Asya’dan Güney Amerika’ya, Afrika’ya kadar çok sayıda emperyalizme başkaldırmış ve bu uğurda mücadele eden devletler, milletler var. Bunun sonunda, Atatürk’ün söylediği gibi emperyalizm illa ki mahv ve perişan olacaktır. Hiç bunun başka bir şeklini düşünmeye imkân yoktur.

Bu girizgâhı şunun için yaptım: Antiemperyalist mücadelenin birçok yürütücüsünün kadın örgütleri olduğunu biliyoruz. Biz başlangıç olarak, bu kadınlara ulaşmak için çağrımızı daha ziyade siyasi partilerde örgütlenmiş kadınlara yapmayı tercih ettik. Siyasi partiler tabiî ki daha organizedir. Ulaşmak ve irtibat kurmak biraz daha kolay olabilir. Bu bakımdan antiemperyalist mücadeleyi merkezine almış siyasi partilerin kadın örgütlerine mektubumuzu ulaştırmış durumdayız. Bunu neden yapıyoruz? Olaya kadın olarak bakıyoruz.

Mektupta da değindiğimiz gibi kadının insanoğlu içerisinde yaratıcı bir yönü vardır. Yaratma ve doğurma gibi bir özelliği var. Kadın demek, adeta doğamız gereği yok etmek değil de yaşatmak, var etmek demek. Bu bakımdan kadınların örgütlenerek Amerika ve İsrail zulmüne karşı ortak güçlü bir ses çıkarmasının ayrı bir anlamı olacağını düşünüyoruz. Emperyalist tehlikeyi gören, bununla mücadele eden dünya kadınları İsrail’e karşı çıksın istedik. Bunu tarihe not düşmek istiyoruz. Çağrıyı birçok ülkenin ilerici ve antiemperyalist siyasi partilerin kadın örgütlerine yaptık. Bu arada Lübnan Hizbullah’ı ve Yemen Ensarullah’ı ile de temas kurmaya çalışıyoruz. Tabi o bölge çok sıcak, onlara da bu çağrıyı mutlaka bir şekilde ileteceğiz. İran’da, Irak’ta ve Lübnan’da da aynı şekilde kadın örgütleriyle veya siyasi partilerle temas yollarını arıyoruz, onlara da bu mektubu ulaştıracağız.

NATO’DAN ÇIKMAK ZORUNDAYIZ

– Türkiye 1952 yılından itibaren NATO üyesi. Türkiye’nin NATO üyeliği konusundaki görüşleriniz nelerdir?

Biz bunu CKD olarak defalarca ve her vesile ile ifade ettik ve etmeye devam edeceğiz. Ta ki Türkiye NATO’dan çıkana kadar. NATO emperyalizmin uç ve silahlı örgütüdür. Türkiye’nin NATO’da olması kadar, Türkiye aleyhine, üretime geçmemiz ve ilerlememiz aleyhine başka pek az olay vardır. Türkiye mutlaka NATO’dan çıkmak zorunda. NATO’yu bir zamanlar Türkiye’de maalesef çok yoğun yapılan antikomünist mücadele içinde önemli bir örgüt, bir yapı, önemli bir dayanak gibi gösterdiler. Zaten bunun, bu bakışın Türkiye’ye verdiği zararı biliyoruz.

Sonuçta, NATO geldi Gladyo’suyla içimize girdi. Her ülkede yaptığı gibi bizde de aynısı oldu ve Türkiye’yi karşı devrimin rayına getirip oturttu. Aslında Türkiye’de birçok şey değişti, doğru yönelimler de var, hiç yok değil. Ama siz NATO ile beraberseniz, NATO’nun güvenlik ağında biz de olmak istiyoruz derseniz, işte Karadeniz’de veya Avrupa’da NATO’nun güçlenmesine varız, derseniz… O zaman sizin uygarlığın yeni merkezi olarak gözüken Asya’da ve Avrasya’da güvenirliğiniz hiçbir zaman olmayacaktır ve siz arada sıkışıp kalacaksınız.

Bu bakımdan, bu konuda Türkiye cesur olmalı ve NATO’dan çıkmalıdır. Açıkçası, Türkiye’de NATO’dan çıkıyoruz diyen bir iktidar görmek istiyoruz. Bu, Türkiye’nin bağımsızlığı için anahtar bir konu diyebilirim. NATO’dan çıkacağız, bağımsızlaşacağız, kendi ekonomik sistemimizi kuracağız, büyük bir üretim atılımına geçeceğiz. Üretim ve istihdamı dev adımlarla artıracağız. Bölgelerarası bütün eşitsizlikleri kaldıracağız. İşte biz o zaman, Mustafa Kemal’in tam bağımsız, aydınlık Türkiye’si olacağız. Başlangıç adımını NATO’dan çıkmak olarak görüyorum.

ÖNEMLİ BİR BAŞLANGIÇ

– Öcalan’ın çağrısı ile PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakması konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin yakın tarihindeki önemli olaylardan birisidir. Öcalan’ın bir tarihsel değerlendirme yapıp PKK’ya kendini fesh etmesi ve silahları bırakması gerektiğini söylemesi, hakikaten yakın tarihimizin önemli bir başlangıç olayıdır.

Bu süreç ülkemiz için son derece değerlidir. Bu sürece milletçe katkı vermemiz lazım ve bunu siyasi partilerin üzerinde bir konu olarak ele almamız lazım. Tabii ki sınırlarımızın dışındaki komşu ülkelerde, silahlı PKK unsurlarının da silah bırakması gerekiyor, bu şarttır. Bunun kırmızı çizgimiz olduğunu söyledik. Şimdi ülkemiz, devletimiz bunun çalışması içinde. Bizim için, Suriye’nin tek, bütün bir ulus devlet olması son derece önem taşıyor. Türkiye buradan taviz vermez. Biz bu konuda, Türk milletine de, Türk güvenlik güçlerine de, Türkiye’nin bütün devlet yapısına da, devlet organlarına da, iktidara da güveniyoruz.

– Teşekkür ediyoruz.

Diğer haberler
0%